Gözden kaçırmayın
Vali Kumbuzoğlu Aksaray’a veda ederken gözyaşlarını tutamadı. İran’daki Protestolar Güney Azerbaycan’a Sıçradı: Millî Kimlik Sloganları Yükseliyor
Haber; Abdulkadir Ay
İran’da ekonomik kriz ve yerel para birimi riyalin hızla değer kaybetmesiyle başlayan protesto gösterileri, kısa sürede ülke geneline yayıldı.
Başkent Tahran’da esnafın öncülüğünde başlayan eylemler, özellikle Türk nüfusun yoğun yaşadığı Güney Azerbaycan bölgesinde millî kimlik taleplerine dönüştü.
Günayım Anadolu Haber Ajansı’nın gündeme getirdiği bilgilere göre; Urmiye, Tebriz, Erdebil, Zencan, Hoy ve Meraga başta olmak üzere Güney Azerbaycan’da en az 8 şehirde protestolar yaşanıyor. Gösterilerde sık sık
“Özgürlük, adalet, millî hükûmet”,
“Ölüm olsun diktatöre”
gibi sloganların atıldığı bildiriliyor.
Özellikle Hoy kentinde protestoların daha güçlü olduğu, eylemcilerin “Ölmeye hazırız, biz Babek’in askerleriyiz” sloganıyla tarihî ve millî göndermelerde bulunduğu ifade ediliyor.
Türk Nüfusun Talepleri Öne Çıkıyor
Günümüzde İran İslam Cumhuriyeti’nin yaklaşık 74 milyonluk nüfusunun;
%35’ini Azerbaycan Türkleri
%3’ünü Türkmenler
%2’sini Kaşkaylar
%2’sini Avşar, Kaçar, Halaç gibi diğer Türk boyları
oluşturuyor. Böylece ülkedeki Türk nüfus oranı %42’ye ulaşırken, Fars nüfusunun oranı yaklaşık %45 seviyesinde bulunuyor.
Her ne kadar İran Türkleri arasında ortak bir siyasi birlikten söz etmek zor olsa da, son protestolarda Türkçülük ve kültürel hak taleplerinin belirgin şekilde yükseldiği görülüyor. Buna karşın, bağımsızlık fikrinin henüz geniş kitlelerde karşılık bulmadığı değerlendiriliyor.
Rejim Baskısı ve Çatışmalar
İran İnsan Hakları Aktivistleri verilerine göre, protestolar sırasında en az 2 bin 277 kişi gözaltına alındı.
Oslo merkezli İran İnsan Hakları örgütü, güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini bildirirken, yaralanmaların büyük bölümünün plastik ve saçma mermi nedeniyle olduğu belirtiliyor.İran makamları ise ölü ve yaralı sayısına ilişkin resmî bir açıklama yapmadı.
Dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in sert müdahale çağrıları dikkat çekerken, ülkeden kaçacağına dair iddialar da kamuoyunda konuşulmaya devam ediyor.
Şah Rejimi de Reddediliyor
Protestoların dikkat çeken bir diğer yönü ise, molla rejimine karşı çıkılırken Batı’nın dayattığı Şah Pehlevi mirasının da reddedilmesi.
Bu durum, İran’daki toplumsal hareketlerin henüz net bir siyasi alternatife yönelmediğini gösteriyor.
YORUM / ANALİZ
İran’da yaşananlar yalnızca bir ekonomik kriz tepkisi değil; kimlik, yönetim ve gelecek tartışmasının sahaya yansımasıdır.
Güney Azerbaycan’da yükselen sloganlar, Türk nüfusun uzun süredir bastırılan dil ve kültür taleplerinin artık gizlenemez hâle geldiğini ortaya koyuyor.
Karabağ Savaşı sonrası oluşan yeni bölgesel dengeler, özellikle Zengezur (Turan) Koridoru tartışmaları, Tahran’ın Türk dünyasının artan etkisinden rahatsızlığını daha görünür kıldı.
İran, bölgesel nüfuz kaybı endişesiyle Bakü–Erivan normalleşmesine mesafeli dururken, içerideki Türk nüfusun hareketlenmesi rejim açısından yeni bir baskı alanı oluşturuyor.
Türkiye ise süreci dikkatle izliyor. Ankara’nın yaklaşımı, hem Türk soydaşların kültürel ve insani haklarının korunması, hem de İran’ın toprak bütünlüğünün ve bölgesel istikrarın devamı yönünde dengeli bir çizgide ilerliyor.
Sonuç olarak İran’daki protestolar, dış dayatmalarla değil, ülke halklarının kendi iradesiyle çözülebilecek bir sürece işaret ediyor.
Güney Azerbaycan Kurtuluş Partisi cephesi lideri Eldar Karadağlı'ın dediği gibi Aksi hâlde zorla dayatılan her çözüm, yalnızca yeni acılar ve daha derin krizler doğuracaktır











Yorumlar
Yorum Yap