Son günlerde insani özelliklerin ön plana çıkarılmasının önemini okuyor ve yazıyorum. En çok iletişimde bulunduğumuz insanlar ile okul veya çalışma ortamında bir arada olmak zorunda olduğumuz insanları düşündüğümde; ne diploma, ne rol, ne görevler, ne de yaptığımız iş bizi bir yerlere taşıyor, mutlu etmiyor.
İnsanların performanslarını artırmanın en etkili yolu onlara değer vermekten geçer. Değer verildiğini hissettiğinde kişinin içsel motivasyonu artacaktır. Sonucunda mutlu, sağlıklı ve performansı yüksek bireyler ortaya çıkar.
Elbette günlük yaşamın sorunları var. Elbette ödenmesi gereken faturalar var. Hepimiz hayat standardımızı yükseltmek istiyoruz. Daha fazla kazanmak ve daha fazla rol edinmek isteyenlerimiz elbette var ama elindekiyle yetinmeyi bilenler de az değil.
İnsanlar sadece "maaş elde etme makinesi" değil ki! Çalışan dediğimiz, hisleri, duyguları ve hedefleri olan bir insan. Maaş önemlidir, ama asla yeterli değildir. Çünkü insanlar aynı zamanda "duygusal kazanç" da ister.
Duygusal kazanç, bir insan olarak hissettiğin “değer”dir. Takdir edilmek, yaptığın işin fark edilmesi, ait hissetmek, ekip arkadaşlarınla bağ kurmak, hatta işe giderken “Ben burada fark yaratıyorum” diye düşünmek… İşte bunlar duygusal kazançlardır.
Bir düşünün: Çalıştığınız yerde kimse sizi takdir etmiyor, yaptığınız işler görünmezmiş gibi davranılıyor, sosyal anlamda hiçbir bağınız yok, sadece zam beklentisiyle çalışıyorsunuz. O maaş, bu şartlarda sizi gerçekten uzun vadede mutlu edebilir mi?
Çoğu insan, "Evet, ben maaş alıyorum ama bu yeterli değil. İnsan olarak değer görmek istiyorum." diyor. İşin sırrı, çalışan bağlılığını hem maddi hem de duygusal olarak destekleyen bir denge kurabilmekte yatıyor.
Eğer insani değerlere önem veren bir örgütte çalışıyorsak şanslıyız demektir. Tersi var ise üzüntü verici. Karanlık fabrikalara döneceğiz diye korkuyorum. Robot değiliz ki, insanız biz! Anlıyorum robotlar; “maaş almıyorlar, öğle yemeği istemiyorlar, sigortaları yok, prim istemiyorlar, bugün hasta oldum gelemeyeceğim.” demiyorlar.
Biz de insanız ne yapabiliriz?
Kalın sağlıcakla.
Kaynakça:
Yorumlar