SİYASETTEN BİR YILDIZ KAYDI!


Siyaset, iyi insanların da içinde olması gereken zorlu bir arena.


Ancak bazen bu arenada parlamaya başlayan yıldızların, siyasetin sert rüzgârları nedeniyle bir süreliğine geri çekilmek zorunda kaldıklarına tanıklık ediyoruz. Yasemin Turan Özdemir de bu isimlerden biri…


Zaman zaman kendi kendimize soruyoruz: Neden siyasette daha fazla düzgün, dürüst ve iyi niyetli insan göremiyoruz? Neden memleketine hizmet etmek isteyen insanlar, siyasetin zorlu yollarında ilerlemekte bu kadar güçlük çekiyor?


Aslında cevabı çok da uzağımızda değil. Siyaset; sabır, mücadele, strateji ve ciddi bir özveri isteyen meşakkatli bir yol. Kimi bu yola kişisel hesaplarını gerçekleştirmek, makam ve mevki sahibi olmak, işlerini büyütmek ya da kendi geleceğini güvence altına almak için çıkıyor. Kimi ise gerçekten memleketine hizmet etmek, sorunlara çözüm üretmek ve topluma faydalı olmak istiyor.


İşte asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü siyasete temiz duygularla girenlerin, zaman zaman hesapların, güç mücadelelerinin ve parti içi çekişmelerin ortasında kaldığını görüyoruz.


"Yasemin Turan Özdemir, siyasetin henüz baharında olan isimlerden biriydi."


Avukat kimliği, kendi mesleki hayatı ve geleceğe yönelik hedefleriyle yoluna devam ederken, siyasette de kendine özgü bir çizgi oluşturma gayretindeydi. Ancak Türkiye siyasetinde yaşanan gelişmeler ve ana muhalefet partisindeki kırılmalar, bu yolculuğu da etkiledi.


Türkiye genelinde yerel seçimlerin ardından önemli bir siyasi güç elde eden ana muhalefet partisinin kendi içinde ayrışmalar yaşaması, yalnızca parti mensuplarını değil, güçlü bir muhalefet beklentisi taşıyan seçmenleri de düşündürdü. Çünkü demokrasilerde güçlü bir muhalefet, iktidarın yanlışlarını denetleyen, eksiklerini dile getiren ve alternatif politikalar geliştiren önemli bir denge unsurudur.


Böylesine önemli bir siyasi sorumluluk söz konusuyken yaşanan ayrışmaların, partiye ve ülke siyasetine ne kazandırıp ne kaybettirdiğini zaman gösterecek. Ancak bir gerçek var ki siyaset, yalnızca seçim kazanmakla değil, kazanılan güveni korumakla da ilgilidir.


Yasemin Turan Özdemir'in önünde ise siyasetin dışında da sorumlulukları bulunuyor. Bir avukat olarak mesleğini sürdürmek, kendi bürosuyla ilgilenmek, yaklaşan sınavları bulunan evladının yanında olmak ve annelik görevini yerine getirmek kolay işler değil. Bütün bunların üzerine siyasetin getirdiği yoğunluğu ve mücadeleyi de eklediğinizde, insanın zaman zaman bir tercih yapmak zorunda kaldığını daha iyi anlıyorsunuz.


Bazen geri çekilmek, vazgeçmek anlamına gelmez. Bazen insan, şartları değerlendirerek hem kendisi hem de geleceği için yeni bir yol belirler. Yasemin Turan Özdemir'in yaşanan süreçte arkadaşlarının ve yol arkadaşlarının görev almasının önünü açmak adına geri planda kalmasını da bu açıdan değerlendirmek gerekir.


Elbette siyasetin gelecekte ne getireceğini bugünden kestirmek mümkün değil. Ancak siyaset öyle bir alandır ki bugün kapanmış gibi görünen kapılar, yarın yeniden açılabilir. Dün kenarda kalan bir isim, yarın önemli sorumluluklar üstlenebilir. Çünkü siyasette şartlar, dengeler ve beklentiler bazen çok kısa sürede değişir.


Eski bir cumhurbaşkanının hafızalara kazınan sözüyle, “Siyasette 24 saatte çok şey değişir."


Bu nedenle bugün yaşananları kesin bir son olarak değerlendirmek yerine, geleceğin ihtimallerini de hesaba katmak gerekiyor.


Yasemin Turan Özdemir'in siyasette ortaya koyduğu duruş, Aksaray'da özlemini duyduğumuz daha sakin, daha yapıcı ve daha seviyeli siyaset anlayışına yönelik bir beklentiyi de hatırlatıyor. Elbette bir insanın siyasi geleceğini bugünden tayin etmek mümkün değil. Fakat genç ve donanımlı insanların siyasetin içinde yer alması, fikirleriyle katkı sunması ve zamanla sorumluluk üstlenmesi hepimiz için önemli.


Üstelik mesele yalnızca bir isim ya da bir parti meselesi de değil.


Bizim asıl ihtiyacımız, siyasetin her kademesinde yeni yüzlerin yetişmesi, gençlerin karar alma mekanizmalarında daha fazla yer bulması ve deneyimli isimlerin birikimlerini yeni kuşaklara aktarabilmesidir. Gençlerin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmadığı, gerçekten söz sahibi olduğu bir siyasi anlayışa ihtiyacımız var.


Hangi partiden olursa olsun, memleketine hizmet etmek isteyen, dürüstlüğü ve çalışkanlığıyla öne çıkan insanların siyasette var olmasını istiyoruz. Çünkü siyasetin kalitesi, yalnızca liderlerin ya da partilerin başarısıyla değil, yetiştirdiği insanların niteliğiyle de ölçülür.


Belki de bugün siyasetin dışında kalmış gibi görünen bir genç isim, yarın çok daha güçlü bir şekilde yeniden karşımıza çıkacak. Belki de bugünün zorlukları, yarının tecrübesine dönüşecek. Hayatın ve siyasetin akışında bunların hepsi mümkün.


**Siyasetten bir yıldız kaydı mı, yoksa yeni bir yolculuk için kısa bir mola mı verdi?** Bunun cevabını zaman verecek.


Benim dileğim, Yasemin Turan Özdemir gibi genç, meslek sahibi ve topluma katkı sunabilecek insanların siyasetten tamamen uzaklaşmak zorunda kalmamasıdır. Çünkü ülkemizin de Aksaray'ımızın da yeni isimlere, temiz bir siyaset anlayışına ve geleceğe umutla bakan gençlere ihtiyacı var.


Siyaset uzun soluklu bir yolculuk. Bu yolda yorulmak da var, beklemek de var, yeniden başlamak da…


Yeter ki insanın memleketine hizmet etme arzusu tükenmesin.


Yasemin Turan Özdemir'e bundan sonraki mesleki ve siyasi yaşamında başarılar diliyorum. Hangi yolu seçerse seçsin, gönlünün ferah, hedeflerinin açık, bahtının güzel olmasını temenni ediyorum.


Çünkü siyasetin en büyük ihtiyacı, koltuklara sıkı sıkıya sarılanlardan çok, gerektiğinde sorumluluk almayı ve gerektiğinde geri çekilmeyi bilen; ama ülkesine ve insanına hizmet etme idealini kaybetmeyen insanlardır.