Ramazan İkliminde Geleceği İnşa Etmek


Anadolu’nun irfan geleneğini taşıyan Aksaray’da Ramazan’a girerken yalnızca bireysel arınmayı değil, toplumsal sorumluluğumuzu da yeniden düşünmek zorundayız.


Ramazan; şefkati derinleştiren, farkındalığı artıran ve aidiyet bilincini güçlendiren bir iklimdir. Bu iklimde atılan her adım, aslında geleceğe atılmış bir adımdır.


Tam da bu noktada Aksaray Müftülüğü tarafından yürütülen 4–6 Yaş Kur’an Kursları ve okul öncesi değerler eğitiminin önemi daha iyi anlaşılmalıdır. Çünkü eğitim sadece bilgi aktarmak değildir; karakter inşa etmektir.


4–6 yaş aralığı, insan hayatının en kritik dönemidir.

 Bu yaşta verilen sevgi, merhamet, saygı ve sorumluluk temelli eğitim; ileride ortaya çıkacak kimliğin temelini oluşturur.

Ahlak eğitimi geciktirildiğinde, toplum bunun bedelini ağır öder.
Elbette her kesim kendi dünya görüşüne göre bir gelecek tasavvuru kurmak isteyecektir.

Bu en doğal haktır. Ancak bizi her koldan kuşatan, aile yapısını zedeleyen, kimlikleri bulanıklaştıran ve çocukların masumiyetini hedef alan sapkın akımlara karşı da tedbir alma vakti gelmiştir.


Bugün dünya gündeminde tartışılan ve toplumların ahlaki kırılganlığını gözler önüne seren olaylar – örneğin Jeffrey Epstein dosyası etrafında ortaya çıkan tablo – güç ve para merkezli yozlaşmanın insanlığı nasıl savurabildiğini açıkça göstermektedir.

Bu tür örnekler, değer zemininden kopan toplumların hangi uçurumlara sürüklenebileceğini net biçimde ortaya koyuyor.


Öyleyse yapılması gereken açıktır:
Kendi köklerimize daha sıkı sarılmak.
Gelenekle bağı koparmadan geleceği kurmak.
Modern dünyanın imkânlarını alırken, ahlaki pusulamızı kaybetmemek.


Ramazan bize yalnızca aç kalmayı değil; bilinçli olmayı öğretir. Çocuklarımızın zihnini bilgiyle, kalbini merhametle, karakterini sağlam değerlerle beslemek zorundayız.


Şifa; şefkatle başlar,
farkındalıkla derinleşir
ve aidiyetle tamamlanır.


Eğer biz aidiyet bilincini küçük yaşta kazandırabilirsek, yarının toplumunu daha sağlam temeller üzerine kurabiliriz.

Aksi hâlde başkalarının inşa ettiği bir dünyanın içinde savrulmak kaçınılmaz olur.


Ramazan ikliminde kendimize şu soruyu sormalıyız:
Nasıl bir nesil bırakmak istiyoruz?
Cevap, çocuklarımızın aldığı ilk eğitimde gizlidir